.

Related Posts with Thumbnails
erdal öz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erdal öz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2011

kanayan


erdal öz'ün politik öykülerinin olduğu bir kitap kanayan.

kitabın en keyif veren öyküsü ernesto bana göre, genç yazar ernesto'nun fotoğrafını yıllar boyunca saklar ve bir gece onunla ilgili hikaye yazmaya karar verir. kitabının arasında sakladığı fotoğrafı masaya koyar, fotoğraf canlanır, karşısında purosuyla beraber ernesto'yu gören adam hikayesini yazmaya başlar. cemile ile tanıştırır ernesto'yu, bizim yürüdüğümüz sokaklarda yürütür, konu başarısız cinselliğe girdikçe ernesto sinirlenir fakat karşısında özgür bir adam vardır.

"ernesto çıkardı cemile'yi locaya.

- o da kim?

- çok karıştırıyorsun ernesto. sanata, sanatçıya saygılı olmasını öğren. cemile'yi mi soruyorsun. cemile benim yarattığım bir pavyon orospusu. katır cemile diye geçer benim hikayelerimde. göğüsleriyle ünlüdür. onun dünya sorunlarını kapsayan bir göğsü vardır. yani senin anlayacağın emekçidir cemle. öyle sizinkiler gibi kol emekçisi değil belki ama, şey emekçisi.
"

bir de kitaba adını veren öyküde, babası devrim için evi terk eden oğlu için şöyle der;

"gidişi böyle oldu, geç kaldığı sinemaya yetişmek ister gibi."

06 Ekim 2010

yorgunlar



erdal öz'ün -ki kendisi can yayınlarının kurucusudur- ilk kitabı yorgunlar.

o elli kuşağının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. bana kalırsa türk edebiyatının en iyi yapıtları arasında. ilk baskısı yalnızca 1000 adet yapılan kitabı şimdi ciltli olarak can yayınları yayımlıyor.

sekiz öykü var kitapta, daha çok çocuk gözüyle ve çocuklukla anlatılan bazen hüzünlü bazen gülümseten hikayeler. sıralama yapmak çok zor ama sular ne güzelse, günaydınlı ve çocuk öne çıkan öyküler bana göre.

öyküler de şiirler gibi, belki romanlardan ayrı tutularak tekrar okunabilen ve sürekli yaşayan yazılar. bir romanı birden çok defa okumuşluğumuz elbette vardır ama aynı şiiri belki yüzlerce kez okuyup yüzlerce farklı anlam çıkardığımız zamanlar da az değildir. işte burada şiirin yanına öyküyü de koyabiliriz. fazla tanınmayan yazarlarımızın çok güzel yazıları var, fazla tanınmamaları daha güzel. hele ki şiirleri facebook'tan paylaşan okumayıp okumuş havası verenler varken, bunlara ellerinin değmemelerine seviniyorum. bu güzel kitapla facebook ve bu insanları aynı yazıda birleştirdiğim için özür diliyorum.

alıntı yapılacak çok söz var, içlerinden bir tanesi;

denizle gecenin karıştığı yere, belki de ölümsüzlüğün gibi getirip koyduğum; sağa dönen, sola dönen doyumsuz yüzüne, kim eklemişse eklemiş bilemediğim sarı saçlarınla, beni yaşamamdan eden seni, bir ben ayırabilirdim o uğultudan.