.

Related Posts with Thumbnails
barış bıçakçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barış bıçakçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2011

bizim büyük çaresizliğimiz


aylardır beklediğim bir filmdi bizim büyük çaresizliğimiz, hatta film festivalinde elimin ucuna gelen bileti almayıp, sonradan tükendiğini öğrendiğimde yıkılmıştım resmen fakat çok da gerek yokmuş.

barış bıçakçı'yla iki seneyi aşkın bir süre önce tanıştım, son dönemde yetişmiş en başarılı yazarımız bence. film de aynı ismi taşıyan romanından sahneye uyarlanmış, keşke yapılmasaymış. belki kitaptaki anlatımın çok sıradışı güzelliği nedeniyle film bana sıradan geldi bilmiyorum ama kopukluk çok fazla ve ne yazık ki oyunculuklar gerçekten çok kötü. bir tek çetin'i oynayan fatih al kurtarıyor, onun dışında özellikle nihal'i oynayan güneş sayın - ki ilk filmiymiş, yeni öğrendim ben de- çok sırıtıyor, hiç doğal değil.

belki bilerek yapılmak istenmiş bilemiyorum ama filmdeki diyaloglar o kadar yapmacık duruyor ki, etraftaki sesler kesilmiş sadece konuşmalar var fakat rahatsız edici bir şeyler var kesinlikle. filmden bu kadar olmamışlık duygusuyla ayrılacağımı tahmin etmezdim, barış bıçakçı filmin bu şekilde şekillenmesine nasıl izin vermiş anlamıyorum, belki gerçekten kafasında kurduğu hikaye de böyle bir şeydi romanda. bendeki farklı olduğu için rahatlıkla olmamış diyebiliyorum filme. başka romanlarını sinemalarda görmemek ümidiyle.

27 Ekim 2009

baharda yine geliriz



barış bıçakçı'yla geç tanıştım, buna pişmanım.

bugün öykülerden gidiyoruz, yeni bırakım kitabı, sıcağı sıcağına bir şeyler yazayım. daha önce bizim büyük çaresizliğimiz'i okumuştum barış bıçakçı'nın, ki son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardandı.

farklı bir tarzı var bu adamın, öyle süslü cümleler yok ama o kadar çekici bir yalınlığı var ki anlatmak istediği her şeyi hissediyorsun, o sıradanlıkları. işte bu kitabı da onlardan oluşuyor, ufak ufak öyküler ve o öykülere dair şehir rehberleri, en azından ben öyle olmasını isterdim..

okumak isteyenler için, en sevdiklerimi yazayım; syf:35 balkon temizliği, syf:69 pastanede, syf:95 şehir rehberi, syf:97 süprüntü, syf:109 şehir rehberi..

bir de güzel bir kaç şey;

---ben tedirgin---(61)

berrin hanım eliyle gel işareti yapıyor.
"mükellef siz misiniz?" diye soruyor matbu bir kağıdı uzatırken.
"hayır" diyorum, "ben tedirgin".

---pastanede---(69)

"yıldızlar nasıldı?" diye sordu adam, kadının yardımına koştu. "geceleri ziyaretine geliyorlar mıydı?"

...

"hayır!" dedi kadın olanca yumuşaklığıyla. "ona değil sana söyledim...ben... yıllardır yalnızca seninle konuşuyorum."